İlk Müşterilerini Nasıl Buldular?

Çoğu girişimci ilk müşterilerine ulaşmaya çalışırken, ezber bir yöntem kullanır. Ücretli reklamcılığa yönelirler. Ancak ilk adımda dikkatleri markanıza çekmenin, çevrimiçi toplulukları kullanmak, doğru sosyal ağları hedeflemek, sağlıklı kitle tabanı oluşturmak gibi çeşitli yolları vardır. İsimlerini hemen hemen her gün duyduğumuz, dünya devi unvanına sahip şirketler de yola bu yöntemler yardımıyla çıktılar.

Yeni ürün geliştirme sürecinde önemli bir rol oynayan MVP hakkında hazırladığımız rehberimizin ilginizi çekeceğini düşünüyoruz.

Instagram

Kevin Systrom’un belirli lokasyonlarda check-in yapma özelliğine sahip uygulaması Burbn, fotoğraf paylaşımının daha popüler olmasıyla geliştirilerek Instagram’a evrildi. Instagram 2010 yılında kurulduğunda, kullanıcılarına çektikleri fotoğraflara dijital filtre uygulama ve bu fotoğrafı Instagram’ın da dahil olduğu sosyal ağlar üzerinde paylaşabilme imkanı tanıdı. Mike Krieger’ın da ortak olduğu Instagram “Sosyal Medyada Paylaş” özelliğinin duyurulmasıyla viral oldu. Story, video ve canlı yayın özellikleri de eklendiğinde en büyük sosyal ağ platformlarından birisi haline geldi.

 

Spotify

Kurucular 2006 yılında Stockholm’de geliştirdikleri Spotify’ın müzik akışı hizmetini kullanmaları için başlangıçta yalnızca birkaç kişiyi davet etti. Yarattıkları bu ayrıcalık duygusu sayesinde uygulama, 2008 yılında geniş çapta erişime açılmasıyla kullanıcıların yoğun ilgisine uğradı. Spotify’a son olarak Premium hesap gibi ayrıcalıklı özellikler eklendi ve 100 milyondan fazla kullanıcıya ulaşıldı.

 

Tinder

Whitney Wolfe “early user-base” oluşturmayı planlayarak Amerika’da bulunan çeşitli üniversitelere gitti ve orada okuyan kadınlara Tinder uygulamasını tanıttı. Sonrasında sunum yaptığı erkek kitle, ilk aşamada uygulamayı indiren kadınların profillerini Tinder’da bulmaya başladı. Kampüs turlarından dönen Wolfe’un kurduğu platform 10.000 civarı kullanıcı daha kazandı. Kaydırma özelliği ve geliştirilen arayüzü ile kullanıcıların birbirlerini beğenerek, iletişime geçmelerine olanak tanıdı.

 

Twitter

Jack Dorsey’in 14 arkadaşıyla bir araya gelmesiyle bulduğu fikri 2006 yılında hayata geçirdiğinde ve ilk tweeti attığında sitenin henüz logosu bile yoktu. 2007’de Southwest Interactive Konferansı’nda katılımcılar, koridorlara yerleştirilen 60 inçlik ekranlarda Twitter mesajları ile tanıştılar. Etkinlik sırasında 40.000’den fazla tweet atıldı ve uygulama popülerlik kazandı. Sonrasında arama, tweete içerik ekleme, takipleşme ve hashtag gibi özellikler uygulamaya entegre edildi.

 

Facebook

2004 yılında The Facebook adıyla kurulan platform, başlangıçta sadece Harvard Üniversitesi’nin erişimine açıktı. İlk ayında Harvard nüfusunun yarısının kaydolduğu Facebook’un merkezi, birkaç ay sonra Kaliforniya’ya taşındı ve grup uygulaması ile birlikte “duvar” kavramının da sisteme entegre edilmesi sonucu 1 milyon kullanıcıya erişti. 2006’da mobil uygulama olarak kullanıma açıldı ve fotoğraf, reklam, paylaşım gibi yenilikler eklenerek geliştirildi.

 

Linkedin

Kurucu ortaklardan Reid Hoffman bu sosyal ağı başarılı arkadaşlarıyla kurduğu bağlantılar ile oluşturdu. Ortaya çıkan güçlü kimlik kısa sürede benimsendi. Ağ üzerinde virüs yayılmasını engellemek için, bir Outlook kişi yükleyici geliştirildi ve Linkedin’e entegre edildi. Sonrasında eklenen “Davet Hatırlatma” özelliği ile ağ, yeni profesyonelleri kendisine çekmeyi başardı.

 

Uber

2010 yılında Ubercab ismiyle hayata geçen Uber sadece San Fransisco’da, kurucular ve arkadaşları tarafından test edilmeye başlandı. Mobil ödeme, Ödemeyi Bölme, Aracı Takip etme, Tahmini ücretin belirlenmesi gibi fonksiyonlara sahip değildi. İlk kullanımda sadece araç çağırabiliyordunuz, Beta versiyonunda kredi kartı ile ödeme fonksiyonlarını da entegre ettiler.

 Airbnb

Airbnb 2007 yılında San Fransisco’da gerçekleşen “Industrial Design Society of America” konferansı sırasında MVP olarak doğdu. İlk üründe bu konferansa gelecek olup otellerde yer bulamayanlara kendi evlerini açan kurucular Beta versiyonunu New York’da listeleme ve harita üzerinde gösterme özellikleriyle birlikte hayata geçirdiler.

Zappos

Nick Swinmurn 1999 yılında istediği model ve numarada ayakkabıyı yakınındaki mağazada bulamayıp, internetten ayakkabı satma fikrini hayata geçirmek istemiş. Bunun olabileceğini doğrulamak için de elinde kamerayla ayakkabı mağazasına gidip ayakkabıları fotoğraflayıp internette satışa sunmuş. Her ayakkabı satıldığında mağazaya gelip ayakkabıyı satın alıp müşterilerine göndermiş. Başta zarar eden bir iş olarak gözükse de Swinmurn o dönemde müşterilerin ayakkabı satın alma sürecinde yaşadıklarını keşfederek Zappos’un mevcut müşteri deneyimini inşa etmiş.

 

Paypal

1998 yılında kurulan online ödeme sisteminin ilk döneminde kullanıcılar, kaydolmak, e-posta adreslerini onaylamak ve bir kredi kartı eklemek zorunda kaldılar. PayPal, insanlara haber müşterilerine kayıt olmaları için 10 dolar, yönlendirmeler için ise 10 dolar ücret ödedi. Büyüme katlanarak arttı ve PayPal her yeni müşteri için 20 dolar ödemeye başladı.

 

Dropbox

Dropbox ürünü MVP olarak kullanıcılara açmadan önce ürünün nasıl kullanılacağıyla alakalı bir video oluşturup, o dönemin ünlü link paylaşım sitesi Digg ile videonun yayılmasını sağlayarak Beta listesine 55 bin kayıt aldı. Ürün videosunda görebileceğiniz gibi sadece belirli bir alandaki dosyaları farklı bilgisayarlarda eşleştirme özelliği vardı.